|
17. Milli Eğitim Şurası’nın “Eğitimde Nitelik” adlı komisyonda konuşan
öğrenciler öğretmenlerini ve yöneticileri eleştirdi. Bir öğrenci
'öğretmenleri sınava alın' dedi.
17. Milli Eğitim Şurası’nda, öğrenciler öğretmenlerin
yetersizlikleri konusunda ciddi yakınmalarda bulunarak, öğretmenlerin
de sınava alınması önerisinde bulundu. Üniversiteye giriş sınavındaki
farklı katsayı uygulamasının da eleştirildiği komisyonlarda,
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurul Üyesi Halis Ayhan, liselere
olgunluk sınavının konulabileceğini, YÖK’ün de bu sınavın ardından
ikinci bir sınav yapabileceğini kaydetti.
Başkent Öğretmenevi’nde ikinci gün çalışmalarını komisyonlar
düzeyinde sürdüren 17. Milli Eğitim Şurası’nda alanlara göre öneri ve
teklifler sunulmaya başlandı.
ÖĞRENCİ ÖĞRTENİNİ BEĞENMİYOR
Şura’nın “Küreselleşme ve AB Sürecinde Türk Eğitim Sistemi” ana
başlıklı komisyona bağlı olarak kurulan “Eğitimde Nitelik” alt
komisyonunda söz hakkı alan Atatürk Anadolu lisesi öğrencisi Bikem
İnce, öğretmenlerin yetersizliklerini eleştirdi. İnce, öğretmenlerin
yetersizliğinin psikolojik açıdan kopukluğa neden olduğunu savundu.
İdarecilerin 3 yılda bir, öğretmenlerin ise her yılın sonunda
yeterlilik sınavına alınmasını isteyen Bikem İnce, idarecilerin
pedagojik olarak da gözden geçirilmesi gerekliliğini vurguladı. Lise
öğrencisi İnce’nin önerileri komisyon tutanağına şöyle yansıdı:
“-Öğretmenlerin bilgi yetersizliği,
-Öğretmenlerin yeteri kadar rehberlik yapamadığı, bu konularda özel eğitim alınması,
-Yönetici öğretmenlerin belirlenmesinin gerekliliği.”
Aynı komisyonun üyelerinden Prof. Dr. Feyzi Uluğ ise eğitim
yöneticiliğinde profesyonelleşmenin sağlanması gerektiğini belirtirken,
yönetici kademelerine göre iş analizine dayalı yönetici
yeterliliklerinin saptanmasını istedi. Uluğ, öğretmenlerin yarı resmi
nitelik taşıyan odalar ve birlikler çatası altında bir araya gelmesi
gerekliliğini de ifade etti.
Öğretim üyesi Prof.Dr. Gönül Akçamete ise eğitim fakültelerinin öğrenci kontenjanının azaltılmasını istedi.
KATSAYIYA ÖĞRENCİ ELEŞTİRİSİ
Şura’nın ÖSS sisteminin görüşüldüğü komisyona ise dünkü gibi katsayı
tartışmaları damgasını vurdu. YÖK üyesi Halis Ayhan, lise ayrımı
olmadan ÖSS’de alınan puana göre öğrencilerin üniversiteye gitmesi
gerektiğini söyledi. Ayhan, 3 saatlik teste dayalı sınavla öğrencilerin
bilgi ve yeteneklerinin tam olarak ortaya konulamadığını kaydetti.
Ayhan, “ÖSS’de hangi lisenin hangi meslek okulunun mezunu olursa olsun
kazandığı puanla öğrencinin üniversiteye gitmesi lazım. Bu hukuki
objektifliğin gereğidir” dedi. Liselere olgunluk sınavının da
konulabileceğine değinen Ayhan, bu sınavın ardından YÖK’ün de ikinci
bir sınav yaparak öğrencileri üniversiteye alabileceğini belirtti.
Şanlıurfa
Milli Eğitim Müdürü Mehmet Küçük, katsayı adaletsizliğinin kalkmasının
genel liselere de faydasının olacağını, öğrencilerin meslek lisesine
gitmesi halinde genel liselerin mevcudunun azalacağını kaydetti.
Kars
Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın, çocukların milli ve manevi duygulara
sahip bir şekilde yetiştirilmesinin önemine işaret ederek, “Bugünkü
hortumcular da bizim okullardan yetişti” dedi. Ortaöğretimde
öğrencilerin serbest kıyafetle okullara gitmesini öneren Cevdet Aydın,
ilköğretim 5. sınıftan itibaren zorunlu eğitimin Açık ilköğretim
aracılığıyla da tamamlanabilmesine imkan verilmesini teklif etti.
Türk Telekom Anadolu Teknik Lisesi 10. sınıf öğrencisi Sinem Akyön
ise üniversiteye geçişte çok fazla sorunlar yaşadıklarını anlattı.
Akyön, ‘Bize söylenen şu: Üniversiteye gitmek istiyorsanız okul
birincisi olacaksınız. Ben şu anda okulumun birincisiyim. Ama bana
iletişim fakültesine gittiğimde verilen ortaöğretim başarı puanı sadece
30. Diğer liselerin birincilerine ise 80 puan veriliyor” dedi. Meslek
lisesi öğrencilerine ‘yüksekokula gidin’ dendiğini hatırlatan Akyön,
“Ama her bölgedeki yüksekokulların eğitimi aynı değil. Biz bir çok
yüksekokuldaki eğitimden daha fazla bilgiyi lisede alıyoruz. Hatta
yüksekokulda bize ‘sizin zaten çok iyi bir eğitiminiz var, siz anlatın
bu konuyu’ deniyor. Biz yüksekokul değil üniversite okumak istiyoruz”
diye konuştu.
İlköğretim ve okul öncesi eğitim komisyonunda, okul öncesi
kapsamında 60-72 aylık bölümün zorunlu olması, 30 ilde aşamalı olarak
bu sisteme geçilmesi gerektiğini önerildi. Türkçe’nin yine okul öncesi
eğitim kapsamında Türkçe’nin doğru ve erken öğretilmesi bakımından 6
yaş uygulamasına geçilmesi de teklif edildi.
ANKA
|