Flash Haber!
.
 
 
Ana menu
www.dersbilgisi.com www.dersbilgisi.com - anı yaşamanın önemi
www.dersbilgisi.com www.dersbilgisi.com - anı yaşamanın önemi
Anasayfa
5. sınıf kaynak cdsi
2008 2009 Yıllık Planlar
TOP 200 ve son eklenen 200 dosya
5. SINIF ONLiNE SINAV
Tüm kategoriler
sunular(Eğitim-öğretim-genel)
Öğretmenler odası
öğrenci kantini
Notlar, Ödevler
kİTAP ÖZETLERİ (**Yeni**-Test)
Birinci sınıflar özel
Deneyler
Ders notları
Soru bankası
Derslerde kullanılabilir resimler
planlar
2007 2008 yıllık planlar
OKS puan hesaplama
forumumuz
etkinlikler
Formlar
Rehberlik dökümanları
TKY
günlükler (4-5. sınıf)eski
Haberler
** ** ** Genel Kültür ** ** **
bilgi bankası
Tiyatro
e-kitap
ADSL Modem ayarları
Şehit Öğretmenlerimiz
Linkler
İ l e t i ş i m
İlanlar
Arama
SS Sorular- Üyelik
Sitemiz RSS
arşiv
* ** ** ** Eğlence ** ** ** *
Benimle oynar mısın?
Oyun İndir
oyun bahçesi(250 oyun)
masal bahçesi
Komik klipler,resimler
e-kart gönder
Minik kalemler
Videolar
Giriş formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Olun
Ip Adresiniz: 38.103.63.62
Sitemiz ziyaretçi Sayısı

Şu anda 3 misafir bağlı
Anasayfa arrow masal bahçesi arrow anı yaşamanın önemi

www.dersbilgisi.com www.dersbilgisi.com - anı yaşamanın önemi
Siteyi ekle
sayfayı ekle
Ana sayfam yap

anı yaşamanın önemi PDF Yazdır E-posta

ANI YAŞAMANIN ÖNEMİ

        Bilge bir insan son anlarını yaşadığı hasta yatağında yatarken, öğrencileri etrafına toplanmış, bir isteğinin olup olmadığını sorduklarında, tüm öğrencileri hayretler içinde bırakan şu cevabı vermiş:

-Bana bir tabak pasta getirir misiniz? Pasta getirilir, pastayı yer ve öğrenciler bilge insanın ağzından çıkacak son mesajı beklerken, o;
- Pastanın tadı çok nefisti, der ve gözlerini yumar. Öğrenciler, buna hiçbir anlam veremezler... Durumu bir başka bilge insana aktardıklarında o, şu açıklamayı yapmış: Aslında hocanız size muhteşem bir mesaj iletmiştir. O da, dikkatinizi yaşadığınız ana çekmek. Ne geçmişin acılarına, ne de geleceğin kaygılarına yoğunlaşmadan yaşadığınız anın tadını çıkarmaya, yediğiniz pastanın zevkini çıkarmaya dikkatinizi çekmiştir, der.
        Birçok insan geçmişte yaşadıklarının veya gelecekte yaşayacaklarının arasında gidip gelmekten bugünü yaşayamazlar. Tedirgindirler, aceleci olurlar, panik halini yaşarlar, bir koltuğa iki karpuzu almaya çalışırlar. Zamanlarını verimli kullanamazlar. Bu halleri, beyin hücrelerini tahrip etmeye kadar götürür.
        Hatta bu insanlar, "Bir olayın kötü yönlerini düşün, iyi olunca sevinirsin" gibi bir felsefeyi de benimsemiş durumdadırlar. Yaptıkları hatalar, yaşadıkları başarısızlıklar, gösterdikleri beceriksizlikler, üzüntüler onları öylesine meşgul eder ki, "Ben aslında daha önce de pek başarılı olamadım" gibi geçmişte yaşadıklarını düşünüp dururken zaman akıp gider ve bugünü değerlendiremezler.
        Zamanın verimli bir şekilde kullanılamamasından dolayı da başarısızlık doğal bir sonuç olacağından "Ben biliyordum böyle olacağını " diyerek kehanette bulunurlar. Oysa insan "Ne ekerse onu biçer."
Ancak bunda öylesine aşırıya kaçmışlardır ki, geleceğin olumsuz sonuçlarını daha şimdiden yaşamaya başlamışlardır bile. Ama nedense korktukları hep başlarına gelir. Temel’in muz fıkrası örneğinde olduğu gibi. Temel bir gün yolda yürürken muz kabuğuna basıp düşmüş; birkaç gün sonra yine aynı yolda on metre ilerisinde bir muz kabuğunu görünce "Hay Allah, yine düşeceğim..." demesi gibi. Sınava hazırlanan öğrencilerin de "Başarılı olamazsam..." diye olumsuz düşünüp, bu düşündüklerinin gerçekleşmesi gibi.
İşte bu durumdaki öğrenciler, sınava hazırlanırken bütün güçlerini kullanırlar. Belki çok çalışırlar, belki de çalışmayı çok isterler. Ancak akıllarından geçen "Ya kazanamazsam..." düşüncesi onların tüm umutlarını kırar."Zaten kazanamayacağım" düşüncesine o kadar inanırlar ki çalışma konusunda isteksizleşebilir, hatta baştan pes edebilirler.
Tüm bunların sonunda, bu öğrenciler ve bu insanlar potansiyellerinin çok altında başarı gösterirler. Çünkü var olan potansiyellerini kullanma fırsatını bulamazlar.
        Geçmişi yeniden yaşayamayız. Gelecek çok uzakta, onu göremeyiz. Eğer geleceği değiştirmek istiyorsanız bugünü değerlendirin ve değişimi hayallerinizde değil "bugünde" gerçekleştirin. Çünkü ancak "bugün" denetimimiz altındadır ve bizler sadece denetimimizde olan şeyleri değiştirebiliriz.
        Ne geçmişin acılarını ne de geleceğin kaygılarını yaşamak... Bugünün tadını, yaşadığımız anın zevkini çıkarmak...

 

 
< Önceki   Sonraki >
www.dersbilgisi.com www.dersbilgisi.com - anı yaşamanın önemi
© 2006 - 2008 www.dersbilgisi.com
URL rewriting by Artio, sponsored by Traveliana.
button_css.png, 0 kB button_xhtml.png, 3 kB button_apache.png, 0 kB button_php.png, 0 kB button_mysql.png, 0 kB