Dersbilgisi

Dersin adresi
Anamenü
  • Anasayfa
  • 5. sınıf online sınav
  • Notlar, Ödevler
  • OKS puan hesapla
  • Haberler
  • Arama
  • SS Sorular- Üyelik
  • arÅŸiv
  • 8. Sınıf Online Sınav
  • Bilgi Bankası
  • Masal Bahçesi
  • Program İndir
  • Minik Kalemler
  • Kullanıcı GiriÅŸi
  • Döküman
Döküman istatistikleri
Documents : 2900
Total Downloads : 873585
Sunu-Slayt İndir
  • Sunular Anasayfa
  • Türkçe ve İlkokuma slaytları
  • Matematik Sunumları
  • Sosyal Bilgiler Sunuları
  • Fen ve Teknoloji Sunumları
  • İngilizce Sunumlar
  • EÄŸitim Öğretim program sunuları
  • Lise Düzeyi Sunumlar
DOSYA İNDİR
  • Birinci Sınıf Dökümanları
  • Soru Bankası
  • Etkinlikler ve Günlük Ödevler
  • Proje ve Performans ödevleri
  • Ders Notları
  • Toplantı Tutanakları
  • Planlar
  • Toplam Kalite Yönetimi
  • Çocuk Åžarkıları (Müzik,Mp3)
  • Her Türden Formlar
  • Rehberlik Dökümanları
  • Deneyler
  • Tiyatro Efektleri
  • Tiyatro Metinleri
  • DiÄŸer Dosyalar
  • Kitaplar (Türkçe-İngilizce)
  • Öğrenci Kantini
  • Belirli Gün ve Haftalar
  • DiÄŸer Her Türden Dökümanlar
  • Özel Dosyalar (Rapid)
Site istatistikleri
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün420
mod_vvisit_counterDün1004
mod_vvisit_counterBu Hafta4088
mod_vvisit_counterGeçen Hafta7593
mod_vvisit_counterBu Ay9571
mod_vvisit_counterGeçen Ay27159
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar8815928

Sitede Bulunanlar: 37
IP Numaranız: 38.107.191.94
,
Bugün: 09.Eyl.2010
Visitors Counter
Kullanıcı Girişi





Åžifrenizi mi Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Kaydol

PostHeaderIcon Ders Anlatımları

Bağlaçlar

BAÄžLAÇLAR  Tanım Tek başına anlamı olmayan, anlamca birbiriyle ilgili cü...

AIDS

a)AİDS      Hastalığın ortaya çıkmasında dünya bilim topluluÄ...

Vitaminler

Vitaminler Vitaminler, bazı yiyeceklerde bulunan, çoÄŸu vücudumuzda üretilmeyen. V...

İnsan hakları

1) İnsan haklarının korunmaması ile ortaya çıkan sorunlar nelerdir?   * Toplumda...

Ağız ve diş sağlığı

AÄžIZ VE DİŞ SAÄžLIÄžIDiÅŸ ve diÅŸ eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli saÄŸlık...

Mineraller

Mineraller Mineraller saÄŸlığımız için gerekli olan inorganik maddelerdir. İkiye ayrılırlar;1...

BeÅŸ Hececiler

İkinci MeÅŸrutiyet'ten (1908) sonra Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin'in öncü...

  • BaÄŸlaçlar

    Salı, 29 Temmuz 2008 18:08
  • AIDS

    Salı, 29 Temmuz 2008 17:03
  • Vitaminler

    Salı, 29 Temmuz 2008 15:48
  • İnsan hakları

    PerÅŸembe, 31 Temmuz 2008 15:00
  • Ağız ve diÅŸ saÄŸlığı

    Salı, 29 Temmuz 2008 16:58
  • Mineraller

    Salı, 29 Temmuz 2008 15:55
  • BeÅŸ Hececiler

    PerÅŸembe, 31 Temmuz 2008 15:24

PostHeaderIcon Papaya cevap (islamın yayılışı hakkında)

PostDateIconCumartesi, 09 Aralık 2006 21:07 | Yazdır | e-Posta
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
bilgi bankası - bilgi bankası

 Papaya cevap (islamın yayılışı hakkında)

“İslâm emperyalist sistemler gibi, "fetih" adı altında deÄŸiÅŸik yerleri iÅŸgal ve istilâ etmiÅŸ, sonra da sömürmüÅŸtür” deniyor

Bu iddianın da, benzeri isnadlar gibi İslâm düÅŸmanları tarafından maksatlı olarak ortaya atılmış diÄŸer isnadlardan farkı yoktur. Her meselede olduÄŸu gibi, bunda da İslâm'ı bilmeyen müslümanlar yanıltılmak ve idlâl edilmek istenmektedir.

Bir kere, Arap yarımadasında, Mekke ve Medine'deki insan, kimi sömürecek ve neyi istismar edecektir? Bir insanın kendi kavim ve kabilesini iÅŸgal ve istilâsı, sonra da sömürmesi nerede görülmüÅŸ? Hele, sömürüldüÄŸü iddia edilen, o günkü Hicaz insanı ve Hicaz toprakları gibi fakir halk ve verimsiz arazi olursa..?

Kaldı ki, İslâm'ın mesajını dünyanın dörtbir yanına ulaÅŸtırmak için

yığın yığın tehlikeyi göÄŸüsleyen ve inandığı dava uÄŸrunda ÅŸehid olmayı en büyük pâye sayan ve ömürlerini dört bir bucakta, kendilerinden onbeÅŸ-yirmi kat daha fazla güçlerle yaka-paça olarak geçiren o yüksek ruhlu ideal insanlara müstemlekeciliÄŸi, emperyalizmi, sömürüyü yakıştırmak gülünçtür ve imkânsızdır. Acaba, bu insanlar bunca sıkıntı, bunca mahrumiyet ve bunca fedakârlık karşılığı neyi elde etmiÅŸ, neyi istismar etmiÅŸ ve nelerden faydalanmışlardır? Aslında senelerce, yurdundan, yuvasından, çoluk-çocuÄŸundan uzak yerlerde Rabbisini anlatmaktan baÅŸka birÅŸey düÅŸünmeyen, ölümü ve ÅŸehadeti en tatlı ideal haline getiren ve her muharebe neticesinde ölüp dostlarına kavuÅŸamamanın üzüntüsünü yaÅŸayan bu insanlara sömürü isnadında bulunmayı, bu iddiayı ortaya atanlar da kabul etmezler ya!..

Yeryüzünde iÅŸgâl ve istilâyı, en iÄŸrenç yanlanyla emperyalizmi, İskender’den Napolyon'a, Romalılar'dan Cermenler'e, MoÄŸollar'dan günümüzün Avrupa devletlerine, Rus diktatörlüÄŸünden Amerika İmparatorluÄŸu'na kadar "sömürü" sistemleri yaptılar. Girdikleri yerleri harâb ettiler. Ahlâkı bozup milleti birbirine düÅŸürdüler sonra da arkalarında "harâb eller, yıkılmış hân-u manlar, kimsesiz çöller, emek mahrumu günler, fikr-î ferdâ bilmez akÅŸamlar" ve kandan, irinden seylâplar bırakıp öyle gittiler.

Bugün ise, yavuz hırsız hesabı, kalkmış kendi iÄŸrenç iÅŸlerini, utandırıcı muamelelerini örtmek için İslâm'ı ve onun ÅŸanlı Peygamberi'ni (sav), Peygamber'in mümtaz halifelerini ve ÅŸanlı Osmanlı devletini, devlet idarecilerini, müstemlekecilik ve sömürü ile karalamak istiyorlar.

Müslümanlar, tarihin hiçbir devrinde ve dünyanın hiçbir yerinde ne devlet ve millet olarak ne de fert olarak kimseyi sömürmedikleri; kimseyi istismar etmedikleri gibi, hâkim oldukları yerlerde sömürü ve istismâra da izin vermediler.

Evet, cihanın dörtbir yanında, fetihlerin fetihleri takib ettiÄŸi bir dönemde, İslâm devletinin başındaki halife: "Bana müslüman fertlerin, en fakirinin hayat seviyesinde yaÅŸamak yaraşır" diyerek günlük birkaç zeytinle hayatını geçirirken neyi sömürdüÄŸünü ve kimi istismar ettiÄŸini iddia edeceÄŸiz?..

Bir muharebe esnasında öldürdüÄŸü ÅŸahsın eÅŸyası kendisine verilmek istendiÄŸinde, elini gırtlağına götürerek: "Ben gırtlağından bir ok yiyip ÅŸehit olmak için bu muharebeye iÅŸtirak ettim; ganimet için deÄŸil!" diyen gözü ötelere uyanmış birisi neyi sömürüyordu?

Bir baÅŸka karşılaÅŸmada, müslümanlara ciddi zarar veren kâfirlerin ileri gelenlerinden biı-isini öldürüp yoluna devam eden bir müslüman, maktulün ganimeti başında İslâm ordusu komutanının Allah adına and verdirerek çağırmasına karşılık, komutanın yanına gelmeye mecbur olur ve yüzü peçeli muharible komutan arasında ÅŸu konuÅŸma cereyan eder:

- Allah için bunu sen mi öldürdün? - Evet.

- Öyleyse al ÅŸu bin dinarı.

- Ben bu iÅŸi Allah için yapmıştım.

- Senin ismin ne?

- Ne yapacaksın ismimi? Yoksa âleme duyurup da sevabımı zayi etmek mi istiyorsun?..

Rica ederim, bu insanların insanlığı sömürmesine ve yeryüzünde müstemlekeler kurmasına imkân var mıdır? DoÄŸrusu, kin ve adavet belli bir seviyeye ulaşınca insanın ne gözü görüyor, ne kulağı iÅŸitiyor ne de makûl ve mantıkî olabiliyor...

Åžimdi gelelim asıl meseleye: Sömürü ve emperyalizm nedir ve onu kim yapmıştır?

Emperyalizm veya diÄŸer bir ifadesiyle müstemlekecilik, bir toplumun baÅŸka bir toplum veya bir devletin baÅŸka bir devlet üzerinde hakimiyet kurması, onu sömürmesi ve ondan faydalanması ÅŸeklinde tarif edilebilir. Ancak, iÅŸgal, hâkimiyet ve sömürme her zaman aynı olmayabilir. Bunu günümüzdeki ÅŸekilleriyle ÅŸöyle sıralayabiliriz:

1. Mutlak iÅŸgal ve hâkimiyet: Bir ülkenin asıl sahiplerini bertaraf ederek gelip o ülkeye yerleÅŸmeye denir ki; Amerikalılar Kızılderililer'e, Avustralya'yı iÅŸgal edenler Avustralya yerlilerine ve Filistin'i iÅŸgal edenler de Filistin halkına böyle davranmışlardı.

2. Askerî iÅŸgal: Bir ülke üzerinde askerî hakimiyet kurup o ülke insanının her meselesine müdahale etmeye denir ki; Hindistan'ı iÅŸgal eden Britanya askerleri senelerce yerli halka böyle davranmışlardı.

3. Müdahalecilik: Bir ülkenin hariciye, emniyet, müdafaa ve iktisâdi iÅŸleıine açık-kapalı müdahale ÅŸeklinde olur ki, günümüzde DoÄŸu ve Batı'nın, fakir, güçsüz ve geri kalmış ülkelere karşı tavrı hep bu türlü müdahelecilik ÅŸekliyle olmuÅŸtur.

4.Entellektüel transfer etme sistemi ki; günümüzde emperyalizmin en yaygın ve en tehlikeli olanıdır. Bu sisteme göre sömürülmek üzere plâna alınan ülkenin,kâbiliyetli, atılgan, müteÅŸebbis evlatları seçilerek, yurt içinde, yurt dışında hususî eÄŸitimden geçirilip, hususî localara kaydettirilip ülkenin kaderine hakim hale getirilirler. Daha sonra ise, bu yerli-yabancı entellektüel, sistemli olarak ülkenin idaresinde en hayâti noktalara yerleÅŸtirilerek kale içten fethedilmiÅŸ olur.

Son asırlarda, Batılı müstemlekecilerin kullandıkları bu sistem çok geçerli olmuÅŸ ve bu yolla karşı tarafa boy hedefi olmadan, onlarda nefret uyandırmadan yumuÅŸakça hedefe varılmıştır ki; günümüzün İslâm dünyasını, büyük ölçüde bu kabil bir istismar ve sömürü çıkmazı içinde sayabiliriz.

Hangi ÅŸekliyle olursa olsun, emperyalizmin iÅŸgaline uÄŸrayan ülkelerde:

1. Asimilasyonlarla yerli halk özünden uzaklaÅŸtırılmış; geçmiÅŸi ve tarihi unutturulmaya çalışılmış ve bir kimlik bunalımına çekilmiÅŸtir.

2.Millî himmet öldürülmüÅŸ; arazı verimsizleÅŸtirilmiÅŸ; sanayi emperyalist ülkeye baÄŸlı hale getirilmiÅŸ; ilim kısırlaÅŸtınlmış ve araÅŸtırmacılığın yerine ÅŸablonculuk ikame edilmiÅŸtir.

3.Öldürmeme-kaldırmama politikasıyla, yerli halk, cankeÅŸ edilerek hep baÅŸkalarına muhtaç hâle getirilmiÅŸ ve bütün bir hayat boyu, ilericilik, Batıcılık, uygarlık, çaÄŸdaÅŸlık gibi ne ifade ettikleri belli olmayan kelimelerle avutulmuÅŸ ve uyutulmuÅŸlardır.

4.Dış destek ve dış yardımlar itibariyle ülke ablukaya alınmış; ithalât ve ihracata açık-kapalı hacir konmuÅŸ, kalkınma ve büyüme inhisara alınarak bütün bütün zorlaÅŸtırılmıştır.

5.Bir taraftan ülke insanının fakir bırakılması için lâzım gelen herÅŸey yapılmış; diÄŸer yandan da, yığınlar lükse, isrâfa çekilmiÅŸ ve millet içine sürekli tatminsizlik hissi saçılarak kavgaya varan hoÅŸnutsuzluklar meydana getirilmiÅŸtir.

6.İlim-teknik-teknoloji açısından araÅŸtırma ruhu öldürülmüÅŸ; maârif yuvaları kopyacılığa, fabrikalar montajcılığa alıştırılmış, kışlalar da emperyalist güçlerin, döküntü harp malzemelerinin meÅŸherleri haline getirilmiÅŸtir.

Åžimdi acaba, İslâm'ı ve İslâm fütuhatını, bu kadar kötülüÄŸü de beraberinde getiren emperyalist sisteınÎere ve sömürü düzenlerine benzetmek ne derece makûldür?..

Birkere İslâm, kimseyi yurdundan, yuvasından etmediÄŸi gibi, kimsenin eline, ayağına zincir vurarak çalışmasını da engellememiÅŸtir. O, fethettiÄŸi ülkelerin insanlarını dinleriyle, duygularıyla, düÅŸünceleriyle serbest bırakmış ve onları her hususta kendi dindaÅŸları, vatandaÅŸları gibi himaye etmiÅŸtir. Müslüman fâtihler, girdikleri hemen her ülkeye huzur ve emniyet getirmiÅŸ ve yerli halk arasında kabul edilen, sevilen, sayılan insanlar olmuÅŸlardır. Böyle olmasaydı, Suriye hristiyanları, ülkelerinin Roma İmparatoru tarafından istirdat edileceÄŸi endiÅŸesi karşısında kiliselere dolup müslümanların zaferi için dua ederler miydi? Ve böyle olmasaydı, bir ucundan diÄŸer ucuna altı ayda varılamayan alabildiÄŸine geniÅŸ bir ülkede asırlar boyu emniyet ve asâyiÅŸi devam ettirmek nasıl mümkün olabilirdi?.. Bugünkü komünikasyon imkânları, son model askerî araç ve gereçlere raÄŸmen, avuç kadar bir yerde bunca mekanize güçlerimizle emniyet ve asayiÅŸin temin edilemediÄŸini gördükçe onların bu mevzuda baÅŸvurdukları dinamiklere hayran kalmamak mümkün mü? Zannediyorum, günümüzün pekçok münevveri de bu hakikatı anlamış olacak ki, dünya hakimiyeti dönemimize ait varlık ve bekâmıza esas teÅŸkil eden dinamiklerin yeniden gözden geçirilmesi lüzûmunu izhar etmeye baÅŸladılar.

Müslüman fâtihler, fethettikleri ülkelerin kapılarıyla beraber, gönül kapılarının da kendilerine açılmasını baÅŸarabildi ve fethettikleri ülke insanlarının saygı, itimat ve güvenine mazhar oldular.

Girdikleri ülkelerdeki ilim ve sanat birikimini deÄŸerlendirip, ilim ve sanat adamlarına çalışma zemini hazırladılar. Hangi dinden olursa olsun, âlimlere ve fikir adamlarına ayrı birer deÄŸer atfederek onları islâmî toplum içinde aziz ve mükerrem tuttular.

Müslüman fâtihler hiçbir zaman, Amerikalı sığır çobanlarının,Yeni Dünya'nın yerli halkına, Fransızların Cezayir insanına, İngilizlerin Avustralya yerlilerine, Hollandalılar'ın Endonezyalılar'a, yirminci asır Amerikalılannın Vietnam halkına yaptıkları gibi yapmadılar. Yapmak ÅŸöyle dursun, fethettikleri ülke halkına kendi dindaÅŸları, kendi soydaÅŸları gibi davrandı ve onlara, aynı vatandaÅŸları gibi muamelede bulundular.

Halife Hz. Ömer, Mekke'li bir soyludan tokat yiyen bir kıptîye: "Dön; sen de ona bir tokat vur" diyor; Amr b. Âs'ın Mısır yerlilerinden birisini rencide ettiÄŸini duyunca da: "İnsanlar analarından hür olarak doÄŸdular. Ne zamandan beri onları kul-köle olarak kullanıyorsunuz?" diyerek itâbda bulunuyordu. Mescid-i Aksâ'nın anahtarlarını almak için Filistin'de bulunduÄŸu sırada, namaz vakitlerinden birisini içinde bulunduÄŸu bir kilisede idrâk ettiÄŸinde Papaz'ın ısrarla kilisede namaz kılmasını istemesine raÄŸmen: "Hayır! halife Ömer burada namaz kıldı diye yarın sizi iz'âc edebilirler" diyerek dışarıda toprak üzerinde namaz kılmayı tercih ediyor ve maÄŸluplara karşı İslâm'ın fevkalâde insânî, alabildiÄŸine yumuÅŸak ve henüz günümüzde ulaşılamamış seviyedeki tavrını gösteriyordu.

Rica ederim, bu insanların baÅŸkalarını istismar etmeleri mümkün mü? Bunların baÅŸkalarını sömürmesi düÅŸünülebilir mi? Ve bu yüksek ruhların temsil ettikleri Kur'ân sistemine emperyalist düzen denir mi?

 {moscomment}


< Önceki   Sonraki >

Son Güncelleme (Çarşamba, 13 Aralık 2006 17:35)

 

PostHeaderIcon Bilginiz Olsun

Dikkat sorunu olana çocuklar sınıfta nasıl belirtiler gösteriyor?
¨ Sürekli ayaÄŸa kalkarlar.(Her derste mi?,Belli derslerde mi?, Ne kadar süre ile?
¨ Teneffüsten sınıfa geç gelirler.

¨ Deste bir ÅŸeylerle uÄŸraşırlar.

¨ Sağındaki solundaki öÄŸrenciyi rahatsız eder laf atar.

¨ Faaliyete geç baÅŸlar geç bitirir.

¨ Sınıfın komiÄŸi durumundadır.

Devamını oku...

Copyright © 2009 ---.
All Rights Reserved.