Total Downloads : 873585
- Birinci Sınıf Dökümanları
- Soru Bankası
- Etkinlikler ve Günlük Ödevler
- Proje ve Performans ödevleri
- Ders Notları
- Toplantı Tutanakları
- Planlar
- Toplam Kalite Yönetimi
- Çocuk Şarkıları (Müzik,Mp3)
- Her Türden Formlar
- Rehberlik Dökümanları
- Deneyler
- Tiyatro Efektleri
- Tiyatro Metinleri
- DiÄŸer Dosyalar
- Kitaplar (Türkçe-İngilizce)
- Öğrenci Kantini
- Belirli Gün ve Haftalar
- Diğer Her Türden Dökümanlar
- Özel Dosyalar (Rapid)








![]() | Bugün | 406 |
![]() | Dün | 1004 |
![]() | Bu Hafta | 4074 |
![]() | Geçen Hafta | 7593 |
![]() | Bu Ay | 9557 |
![]() | Geçen Ay | 27159 |
![]() | Tüm Zamanlar | 8815914 |
IP Numaranız: 38.107.191.94
,
Bugün: 09.Eyl.2010
Ders Anlatımları
Durgun Elektrik
DURGUN ELEKTRİK Durgun elektrik üzerindeki...
Mineraller
Mineraller Mineraller saÄŸlığımız için gerekli olan inorganik maddelerdir. İkiye ayrılırlar;1...
Platon ve Aristoteles
PLATON ve ARİSTOTELES Aristo ve Platon, insanoÄŸlu için deÄŸerli bir yaÅŸamın sadece bir cemiyet...
Fonksiyonlar
fonksiyonlarla ilgili notlar için tıklayınız.
İnsan hakları
1) İnsan haklarının korunmaması ile ortaya çıkan sorunlar nelerdir? * Toplumda...
mitoz ve Mayoz bölünme arasındaki fark
Hücre bölünmesi nedir ? Ana hücreden yavru hücreye genetik ÅŸifre nasıl taÅŸÄ...
Osmanlıda Islahat Hareketleri
17. YÜZYIL (DURAKLAMA DÖNEMİ) ISLAHATLARI Bu dönemde yapılan ıslahatların amacı...
-
Durgun Elektrik
PerÅŸembe, 31 Temmuz 2008 15:26 -
Mineraller
Salı, 29 Temmuz 2008 15:55 -
Platon ve Aristoteles
Salı, 29 Temmuz 2008 17:09 -
Fonksiyonlar
Salı, 29 Temmuz 2008 18:37 -
İnsan hakları
PerÅŸembe, 31 Temmuz 2008 15:00 -
mitoz ve Mayoz bölünme arasındaki fark
Salı, 29 Temmuz 2008 16:26 -
Osmanlıda Islahat Hareketleri
Salı, 29 Temmuz 2008 16:34
| bilgi bankası - bilgi bankası |
Fatih Sultan Mehmet Karadeniz kıyılarını hâkimiyet altına alırken, Rumeli'de tariher "Kazıklı Voyvoda" adıyla geçecek olan Vlad, Eflâk halkına kan kusturuyor, görülmemiÅŸ, duyulmamış iÅŸkenceler yapıyordu. Bu sapık zalimin, bu vahÅŸi canavarın yaptıkları, masallardaki canavarların yaptıklarını bile gölgede bırakır nitelikteydi.
Bugünkü Romanya'nın bir kısmını içine alan Eflâk, Çelebi Mehmet zamanında vergiye baÄŸlanmış ama tam olarak hakimiyet altına alınamamıştı. O zamaki voyvodanın oÄŸulları olan Vlad ve Radul, İstanbul'da rehine olarak kalmışlardı. Fatih İstanbul'u aldıktan üç yıl sonra, kardeÅŸlerden Vlad'ı Eflâk'a voyvoda olarak göndermiÅŸti. Fatih'in bu yardımına, yani onu voyvodalığa getirmesine karşılık olarak yıllık vergisini ödeyecek, ayrıca her yıl asker olabilecek veya çeÅŸitli hizmetlerde kullanılmak üzere yetiÅŸtirilecek 500 genci İstanbul'a götürecekti.
Vlad bu taahhüdleri yerine getirmediÄŸi gibi, yerli halka, Türk esirlere ve baÅŸka yabancılara akla sığmayan iÅŸkenceler yapmaya baÅŸlamıştı. Bu sapık voyvodanın en büyük zevki, insanları sivri kazıklara oturtarak öldürmek, sonra karşılarına geçerek yeyip içmekti. Bu yüzden ona halk, 'Åžeytan' anlamına gelen 'Drakul', Macarlar cellad anlamına gelen 'Çepel', Türkler ise 'Kazıklı Voyvoda' adını takmışlardı. A.de Lamartine onun yaptıklarını ÅŸöyle anlatıyor.
"Drakul, önce eski voyvodaya baÄŸlı 20 bin Ulah'ı idam ettirdi. Akınlar yaparak esir ettiÄŸi sivil Türkler'i diri diri kazığa oturtuyor, onların can çekiÅŸmelerini seyrederek eÄŸleniyor, yiyor, içiyordu. Bazen esirlerin derilerini yüzdürüyor, üzerlerine tuz ektiriyor ve daha fazla acı çekmeleri için keçilere yalatıyordu. Bir defasında ülkesindeki bütün dilencileri ziyafet bahanesiyle büyük bir binada toplamış, onları iyice sarhoÅŸ ettikten sonra binanın kapı ve pencerelerini kapatarak ateÅŸe vermiÅŸ, haÅŸarat gibi dumandan boÄŸulmalarını saÄŸlamıştı."
"Drakul akıl almaz iÅŸkencelerini herkese, her zaman yapıyordu. Bir gün gezgin rahiplerden birini eÅŸeÄŸe ile beraber kazığa oturttu. Metreslerinden birnin karnını yararak çocuÄŸu olup olmadığına baktı. Bir baÅŸka gün, Eflâk'a dil öÄŸrenmeye gelen 400 Macar öÄŸrenciyi, panayırlara katılmak için gelen 600 Alman tüccarı ve 500 Eflâk asilzadesini kazığa oturttu, yaktırdı ve duyulmadık iÅŸkencelerle öldürttü..."
Bu kadar da deÄŸil, bilinen canavarlardan çok daha canavar, çok daha vahÅŸi olan bu cellad, bu drakul, iÅŸkence makineleri de icad etmiÅŸti. İnsan doÄŸrama makinesinde insanları doÄŸratıyor, çömleklere doldurup piÅŸiriyordu. Bir gün, bir kadını diri diri ateÅŸte kızartmış, etini de çocuklarına zorla yedirmiÅŸti!..
Elçilerin kavuklarını baÅŸlarına çakıyor
Fatih, böyle korkunç bir zalimi cezasız bırakamazdı. Cezasını vermek için, ama bu maksadını gizleyerek onu İstanbul'a çağırdı. Voyvoda, o günlerde ülkesini bırakamayacağını, ancak bir muhafız birliÄŸi ve kumandanı kaleyi beklerse İstanbul'a gelebileceÄŸni söyledi.
Bunun üzerine Vidin Muhafızı Hamza PaÅŸa az bir kuvvetle Eflâk'a gönderildi. Hamza PaÅŸa Kazıklı Voyvoda'yı alaÅŸağı edecek, İstanbul'da bulunan kardeÅŸi de voyvoda olacaktı. Ancak Drakul bunu anlamıştı. Bir gece baskını yaparak Hamza PaÅŸa ve adamlarını yakaladı. Ellerini ayaklarını kestirdikten sonra hepsini kazığa oturttu.
Drakul bunula yetinmedi, Türk toprağı haline gelmiÅŸ Bulgaristan'a akınlar düzenleyerek 25 bin kiÅŸiyi esir almıştı.
Fatih durumu öÄŸrenmeleri için voyvodaya bir elçiler heyeti daha gönderdi. Bu elçiler voyvodanın huzuruna geldikleri zaman Türk geleneklerine göre kavuklarını çıkarmadılar. Buna çok kızan voyvoda, üçer iri çiviyle elçilerin kavuklarını baÅŸlarına çaktırdı!
Fatih Sultan Mehmed ordusunun başına gçeerek Eflâk seferini baÅŸlattı. Veziriâzam Mahmud PaÅŸa da 175 teknelik donanma ile Eflâk kıyılarına hareket etti.
Ceset Ormanı
Kazıklı Voyvoda Fatih'in ordusu ile savaÅŸa cesaret edemezdi. Ormanlara, daÄŸlara çekilerek çete savaÅŸları yapmaya baÅŸladı. Bunun üzerine Fatih akıncıları (komandoları) Eflâk içlerine yaydı. Ünlü akıncı beyleri her tarafta voyvodanın askerlerini arıyor, bulup yok ediyor, teslim olanlar esir alıyordu. Binek ve taşıt için kullanılan hayvanlar da toplanarak voyvodanın savaÅŸ gücü iyice kırıldı. Fakat voyvoda bir türlü bulunamıyordu.
Fatih, Eflâk voyvodasını kovalayıp baÅŸkentine doÄŸru ilerlerken, Türk, Bulgar ve Eflâklılar'dan oluÅŸan 20 bin kadar cesetle, bir ceset ormanıyla karşılaÅŸtı. Henüz tanınır halde olan Hamza PaÅŸa'yı kazığa geçmiÅŸ halde görmüÅŸ, dehÅŸet içinde kalmışt.
Drakul, Eflâk'ın karış karış arandığını görünce Macaristan'a kaçtı. Macarlar onun yaptıklarını biliyorlardı. İdam etmediler ama zindana attılar.
Fatih, Vlad'ın yerine kardeÅŸi Radul'u voyvoda yaptı. AÄŸabeinin zulmü ile memleketi ne hale getirdiÄŸini görmüÅŸ, ona göre hareket etmesi gerektiÄŸini iyi anlamıştı.
Drakul (Kazıklı Voyvoda) bir süre sonra zindandan kaçmayı baÅŸardı ve bir avuç celladı ile tekrar Eflâk'a geldi Korkakları etkileyerek ve ÅŸiddet hareketlerine baÅŸvurarak prensliÄŸi kısa bir süre ele geçirdi. Ama o kadar kötü bir insan, o kadar vahÅŸi idi ki en yakınları bile ondan nefret ediyordu. Nitekim, kölelerinden biri bir fırsatını bulup kafasını kesti ve Türkler'e gönderdi. Kazıklı Voyvoda'nın kesik başı Eflâk ÅŸehirlerinde dolaÅŸtırılarak, Türkler'in ülkeye tam anlamıyla hâkim oldukları anlatılmış oldu.
Eflâk artık bir Türk vilayeti olmuÅŸtu (1462)
Kazıklı eÅŸi görülmemiÅŸ bir zalim olan Eflâk voyvodası Vlad'a Eflâk halkı 'Åžeytan' anlamında Drakul, Macar halkı 'cellad' anlamında 'Çepel', Türkler ise 'Kazıklı Voyvoda' adını takmışlardı.)
{moscomment}
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Son Güncelleme (Çarşamba, 13 Aralık 2006 17:36)
Bilginiz Olsun
| Plazma ve LCD Panellerin Çalışma Prensibi,LCD teknolojisi... |
| Devamını oku... |








