Döküman istatistikleri
Total Downloads : 1017344
DOSYA İNDİR
- Birinci Sınıf Dökümanları
- Soru Bankası
- Etkinlikler ve Günlük Ödevler
- Proje ve Performans ödevleri
- Ders Notları
- Toplantı Tutanakları
- Planlar
- Toplam Kalite Yönetimi
- Çocuk Şarkıları (Müzik,Mp3)
- Her Türden Formlar
- Rehberlik Dökümanları
- Deneyler
- Tiyatro Efektleri
- Tiyatro Metinleri
- Diğer Dosyalar
- Kitaplar (Türkçe-İngilizce)
- Öğrenci Kantini
- Belirli Gün ve Haftalar
- Diğer Her Türden Dökümanlar
- Özel Dosyalar (Rapid)
Site istatistikleri








![]() | Bugün | 214 |
![]() | Dün | 1203 |
![]() | Bu Hafta | 2608 |
![]() | Geçen Hafta | 6750 |
![]() | Bu Ay | 20094 |
![]() | Geçen Ay | 35763 |
![]() | Tüm Zamanlar | 9492975 |
IP Numaranız: 38.107.179.237
,
Bugün: 23.May.2012
Kullanıcı Girişi
| Haberler.. |
| Rektör: "Keşke Müslüman Olmasaydık" | |
| 26.09.2006 13:01 | |
| 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı önce "keşke Anadolu Müslüman olmasaydı" dedi sonra, ne AKP kaldı, ne Fatih Sultan Mehmet Kaldı, ne vatan hainliği | |
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, Türkiye'nin AKP iktidarıyla uzatmaları oynadığını ileri sürerek, “Seçimleri akıl ve bilim kazanmazsa Türkiye biter" dedi.
Ertuğrul Gür tarafından 10 yıldır organize edilen, aydın ve ilerici iş ve siyaset insanları
nın katılımıyla gerçekleşen “Karşıyaka Toplantıları”nın bu ayki konuğu olan Prof. Dr. Emin Alıcı, “Değişen Dünya Koşullarında Türkiye’nin Konumu” üzerine bir konuşma yaptı. Osmanlı’nın en güçlü padişahlarından Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethederek Ortaçağı kapatıp Yeniçağı başlattığını anlatan Alıcı, “Fatih Sultan Mehmet çok iyi yetişmiştir, felsefe, tarih, yabancı diller bilir. Ne yazık ki ülkenin akıl ve bilimle değil de din yoluyla yönetilmesi tercihini yaparak, hem Osmanlı’nın kaderini, hem de dünyanın tarihini değiştirmiştir” diye konuştu.
“KEŞKE O ZAMANLAR ANADOLU MÜSLÜMAN OLMASAYDI”
Osmanlı’nın kovduğu akıl ve bilimin Avrupa’da gelişmeye devam ettiğini belirten Alıcı, “1450’li yıllarda matbaa bulundu ve hızla Avrupa’da yayıldı. Biz, bulunduktan 230 hatta 250 yıl sonra matbaayı kullanabildik. Matbaayı Müslüman olmayan halk kullandı, gelişti. Keşke o zamanlar Anadolu Müslüman olmasaydı” dedi.
Osmanlı döneminde başlayan yanlış politikalar ve ekonomik borçlanmaların Kurtuluş Savaşı sonrası, Atatürk'le son bulduğunu belirten Alıcı, Atatürk’ün ölümünden sonra Amerika ve İngiltere gibi ülkelerin etkisiyle yapılan hatalarla 12 Eylül’e gelindiğini anlattı. Alıcı, “Amerika’nın öz evlatlarından birisi başbakanımız oldu ve o günden sonra borçlanma katlanarak devam etti. 1982’ye kadar Türkiye’nin dış borç miktarı 13 milyar dolardı. 1982’den günümüze olan borçlanma miktarımız 370 milyar dolar ve bunun üçte biri son 4 yılda gerçekleşti” dedi.
Amerika’nın en son 3 Kasım’da kökten dinci bir grubu başa getirerek yine istediği iktidarı sağladığını belirten Alıcı, “4 Kasım’da Genelkurmay başkanı Amerika’ya çağrılır, neler yapacağı söylenir ve artık Türkiye, Türkiye olmuştur” dedi.
“NE KADAR VATAN HAİNİ VARSA TÜRKİYE'DE”
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1990’da işini bitirerek, borç batağının içine girdiğine değinen Alıcı, “Türkiye son iktidarla uzatmaları oynuyor, hak kavramı kalktı, ulufe kavramı geldi” dedi.
Demokratik işbirliği içinde ortak karar verilmelidir diyen Alıcı, “Bugün karar verirsek 20 senede kurtulabiliriz. Dünyada ne kadar vatan haini varsa sanki ülkemizde toplanmış. Dıştaki menfaat gruplarıyla işbirliği içinde olan insanlar günden güne çoğalmakta ve bu insanlar cahil değil, tahsilli insanlar. Ulusal bilinç kavramını ne yazık ki biz veremedik, eğitmenler olarak bizler yetiştirdik bu insanları” diye konuştu.
SEÇİMLER ÖLÜM PAHASINA KAZANILMALIDIR
Cumhurbaşkanının değişebileceğini, yerine “doğru düzgün bir adam” gelmezse kötü olacağını belirten Alıcı, “Adamın beyninin açık olması gerekir, hanımının başı açık-kapalı olmuş önemli değil. Genel seçimleri ölüm pahasına almak zorundasınız. Bunu başaramazsanız torunlarınızdan utanacaksınız, başınızı öne eğeceksiniz. Aklın ve bilimin yolu kazanmalıdır seçimi” dedi.
Kaynak:ANKA
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Son Güncelleme (Salı, 26 Eylül 2006 17:03)
Bilginiz Olsun
| "Matematik Öğretme" nin gayret , fedakarlık isteyen bir vazife olduğunu kabul etmeli ve her gün kendini yenileyerek öğrencilere "Daha ne verebilirim ?" düşüncesi içinde olmalısınız. Bazı öğrencilerin matematiği "öcü" gibi gördüğünü ve ya sevmediğini kabul etmeli ve olabildiğince anlayışlı, şefkatli yaklaşmalısınız. |
| Devamını oku... |








