MİLLİ Eğitim Bakanlığı, okullarda uygulanan ve adaletsiz bir dağılıma neden olan 5'lik not sistemini kaldırarak, 100'lük sisteme geçiyor....
MİLLİ Eğitim Bakanlığı, okullarda uygulanan 5'lik not sistemini kaldırarak, 100'lük sisteme geçiyor. 2006-2007 eğitim-öğretim yılında uygulanacak yeni sisteme göre, sene sonunda notlar yuvarlanmayacak. 69'dan 3 ya da 70'den 4 alma dönemi sona ererken, diploma notları da aynı olmayacak. Diplomaya yansıyacak 1 puan dahi ÖSS'yi etkileyecek. Bakanlık yetkilileri de konuya ilişkin, 'Yuvarlamalar ortadan kalkacak. Herkes hak kettiği performansın notunu alacak' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim-Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın yürüttüğü, yeni notlandırma sistemi çalışması tamamlandı. Yeni sisteme göre, öğrenciler artık 1 - 5 arası değil, 0 - 100 arası not alacak. Bu şekilde, 5'lik sistemde uygulanan, '0-24 arası 0, 25 - 44 arası 1, 45-54 arası 2, 55-69 arası 3, 70-84 arası 4, 85-100 arası 5 puan' gibi yuvarlamalar yapılmayacak. 5'lik sistemde, 70 alan öğrenci ile 84 alan öğrenci eşit kabul edilirken, yeni sistemde iki öğrenci arasında önemli bir puan farkı ortaya çıkacak.
Öğrencinin diploma notuna göre hesaplanan ve ÖSS puanını etkileyen Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı da 5'lik sistem üzerinden değil, 100'lük sistem üzerinden gelecek notlara göre hesaplanacak. Bu durumda, öğrenciler için 1 puanın dahi büyük önemi olacak.
'VİCDANEN SIKIŞMA ENGELLENECEK'
Talim-Terbiye Kurulu tarafından yeni not sistemine ilişkin hazırlanan tanıtımda, '100'lük puanlama ile 1 puanlık alt üst eşiklere takılı kalma ve vicdanen bu aralarda sıkışmanın önüne geçilmesi ile tüm okul kademeleri arasında bir birlikteliğin sağlanması amaçlanmıştır' denildi.
Bilim insanları, insan beyninin maymundan daha gelişmiş olmasını sağlayan kilit geni saptadıklarını açıkladı. HAR1F adlı bu gen, soyut düşünce yetisiyle ilişkilendiriliyor.
Serebral korteks, düşünce, teorik öğrenme, yaratıcılık, beş duyu, bellek ve hisler, problem çözme ve karar verme yetilerini düzenliyor.
İSTANBUL - İnsan beynini, kendisine en çok benzeyen canlı olan maymun beyninden ayıran en önemli unsurlar soyut ve yaratıcı düşünce, bilgi birikimi ve dil yetisi. Bu yetiler beynin serebral korteks adı verilen ön bölümünde şekilleniyor. Serebral korteksin oluşumunda kilit rol oynayan ve insanı diğer canlılardan ayıran genin adı HAR1F. Uzmanlara göre, bu gen sayesinde insan beyni primatların üç katından daha büyük. Bilim insanları, bu genin birkaç milyon yıldır tüm hayvanlarda hiçbir değişime uğramazken, sadece insanda ani ve hızlı bir değişim geçirdiğini ve bu sayede insanın bugünkü zekasına kavuştuğunu ortaya koydu. Şimdi bu gendeki ani değişimin nedenleri sorgulanıyor.
Yakın zamanda diş macunları ve deodorantlar, yoğurtta bulunun bir bakteri sayesinde çok daha etkili olacak.
Tam adı, Lactobacillus Bulgaricus olan bakteri, sütün içinde yaşıyor ve yoğurt yapımında etkili oluyor.
NEW YORK - Bilimsel dilde Strepptococcus mutans adlı bir bakteri, dişlerin çürümesine neden oluyor. Strepptococcus mutans dişin yüzeyine yapışarak, bir asit salgılıyor ve bu asit diş minelerine zarar veriyor. Ancak yoğurtta bulunan bir başka bakteri dişlerin imdadına yetişiyor. Bilim insanları lactobacillus adlı bir bakterinin Strepptococcus mutans’ları diş minelerinden silerek yok ettiğini ve böylece dişlerin çürümesini önlediğini buldu.
Bilim insanları, insan beyninin maymundan daha gelişmiş olmasını sağlayan kilit geni saptadıklarını açıkladı. HAR1F adlı bu gen, soyut düşünce yetisiyle ilişkilendiriliyor.
Serebral korteks, düşünce, teorik öğrenme, yaratıcılık, beş duyu, bellek ve hisler, problem çözme ve karar verme yetilerini düzenliyor.
İSTANBUL - İnsan beynini, kendisine en çok benzeyen canlı olan maymun beyninden ayıran en önemli unsurlar soyut ve yaratıcı düşünce, bilgi birikimi ve dil yetisi. Bu yetiler beynin serebral korteks adı verilen ön bölümünde şekilleniyor. Serebral korteksin oluşumunda kilit rol oynayan ve insanı diğer canlılardan ayıran genin adı HAR1F. Uzmanlara göre, bu gen sayesinde insan beyni primatların üç katından daha büyük. Bilim insanları, bu genin birkaç milyon yıldır tüm hayvanlarda hiçbir değişime uğramazken, sadece insanda ani ve hızlı bir değişim geçirdiğini ve bu sayede insanın bugünkü zekasına kavuştuğunu ortaya koydu. Şimdi bu gendeki ani değişimin nedenleri sorgulanıyor.