| Sahiplik | DeÄŸer |
| İsim | Dny Kuvvet Kavramı |
| Açıklama | |
| Dosya Adı | dny kuvvet kavrami.rar |
| Dosya Boyutu | 175.57 kB |
| Dosya Tipi | rar (Mime Tipi: application/x-rar) |
| Ekleyen | admin |
| Ekleme tarihi: | 24.02.2008 15:03 |
| İnceleyenler | Herkes |
| Kontrol Eden | Yazar |
| İndirme sayısı | 396 İndirme sayısı |
| En son güncelleme | 24.02.2008 15:03 |
| Anasayfa | |
| CRC Checksum | |
| MD5 Checksum |
İnsanoğlunun en fazla merak ettiği kayıplar arasında ''Nuh'un Gemisi'', ''Atlantis uygarlığı'' ve varlığı tartışılan ''Kutsal Kase'' geliyor.İşte asırlardır aranın en meşhur 5 yitik.
Yeryüzünde birçok kayıp medeniyet ve kültür hazinesinin bulunması için her yıl onlarca araÅŸtırma yapılıyor. Kayıplar arasında en fazla merak uyandıranların başında Nuh'un Gemisi geliyor. Nuh'un Gemisi'ni bulmak için çeÅŸitli tarihlerde yapılan birçok arama çalışması sonuçsuz kalmasına raÄŸmen halen araÅŸtırmacıların en fazla ilgilendikleri kayıplar arasında ilk sırada yer alıyor. -AÄžRI DAÄžI'NDA MI?- Nuh'un Gemisi'nin AÄŸrı Dağı'nda olduÄŸa inananların sayısı hayli fazla. Resmi kayıtlara göre, Nuh'un Gemisi'ni aramak üzere 20 AÄŸustos 1829'da AÄŸrı Dağı'nın zirvesine ulaÅŸan ilk araÅŸtırmacı Alman bilim adamı Frederic Parrot oldu. Parrot, Nuh'un Gemisi'nin AÄŸrı Dağı'nda bulunduÄŸunu öne sürerek biri Rus, 6'sı Alman 7 arkadaşı ile zirveye ulaÅŸtıktan sonra dönüÅŸte, gemiyi bulamadığını ama izlerine rastladığını iddia etmiÅŸti. AÄŸrı Dağı'na daha sonra da arama tırmanışları gerçekleÅŸtirildi. 1916 yılında Vladimir Roskovski adlı bir Rus pilot, AÄŸrı üzerinden uçarken bir gemi kalıntısı gördüÄŸünü iddia etmiÅŸ ve konuyu tekrar gündeme taşımıştı. 11 Eylül 1959'da Milli Müdafaa Vekaletine baÄŸlı Harita MüdürlüÄŸünde görevli binbaşı İlhami Durupınar da AÄŸrı Dağı'nın 4000-4500 metre yükseklikten çekilmiÅŸ fotoÄŸraflarını incelerken Nuh'un Gemisi'ne çok benzeyen bir oluÅŸum var olduÄŸunu ileri sürmüÅŸtü. Nuh'un Gemisi'ni bulmak amacıyla daÄŸa çıkanlardan birisi de aya ilk ayak basan astronotlardan James Irwin oldu. Irwin ve arkadaÅŸları da Nuh'un Gemisi'nin AÄŸrı Dağı'nda olduÄŸunu ileri sürerek araÅŸtırma yapmış ama gemiyle ilgili somut bir bulgu elde edememiÅŸlerdi. -KAYIP MEDENİYET ATLANTİS- Sular altında kaldığı söylenen efsanevi ada Atlantis de insanoÄŸlunun en fazla merak ettiÄŸi ve bulunması için araÅŸtırmacıların çalışma yaptığı en önemli kayıplardan biri olarak dikkat çekiyor. İspanya'nın güney sahilleri, Girit Adası yakınları, Konya, Kıbrıs ile Suriye arasında Akdeniz'in derinleri gibi birçok deÄŸiÅŸik bölgede olduÄŸu ileri sürülen medeniyetin izlerini bulmak için yapılan çalışmalar bıkmadan sürdürülüyor. Bugün birçok insanın varlığına inandığı Atlantis'ten ilk bahseden ise ünlü düÅŸünür Eflatun.... Kaynak olarak Atinalı Solon'u gösteren Eflatun'a göre Atlantis, Cebelitarık BoÄŸazı'nın batısında, Libya'dan daha büyük bir ülke. Eflatun'dan günümüze kadar gelen bilgilere göre, Batı Avrupa ile Libya'yı ezip geçen Atlantis orduları, Atinalıların gösterdiÄŸi direnç karşısında gerilemek zorunda kalır ve ÅŸiddetli bir deprem sonunda da MÖ 9600'de, bir gece içinde sular altında kalır. -KUTSAL KASE- Dan Brown'ın ''Da Vinci Åžifresi'' kitabıyla gündeme gelen ve efsaneye göre, Hz. İsa'nın Yahudi ve Romalıların oluÅŸturduÄŸu askeri bir güç tarafından yakalanıp çarmıha gerilerek idam edilmesinden önce havarileri ile yediÄŸi son akÅŸam yemeÄŸinde kullandığı veya çarmıha geriliÅŸ esnasında Arimatealı Yusuf'un İsa'dan akan kanı doldurduÄŸu bir kasenin varlığına inanlar da çoÄŸunlukta. Vatikan'ın varlığına inanmadığı Kutsal Kase özellikle Hristiyan araÅŸtırmacıların ve hazine avcılarının geçmiÅŸte olduÄŸu gibi günümüzde de büyük ilgisini çekiyor. Antakya'da olduÄŸu yönünde iddiaların ortaya atıldığı Kutsal Kase'nin İstanbul'daki ÇemberlitaÅŸ'ın altında bile olabileceÄŸi ileri sürülmüÅŸtü. - KAYIP KITA MU- İzlerine tarih içinde pek çok uygarlıkta rastlandığı ifade edilen batık Mu kıtası, insanoÄŸlunun en büyük kayıp meraklarından birisini oluÅŸturuyor. 19. Yüzyılda İngiliz araÅŸtırmacı James Churchward kayıp kıta için Orta Amerika'da çeÅŸitli araÅŸtırmalar yaparak, konuyla ilgili eserler kaleme aldı. Bilim dünyası Mu uygarlığının varlığına kuÅŸkuyla yaklaÅŸmasına raÄŸmen, kıtanın battığı öne sürülen tarihte dünyada büyük bir jeolojik olayın yaÅŸanması araÅŸtırmacılar için her zaman dikkat çekici bulundu. Atatürk'ün, Churchward'ın Mu kıtasıyla ilgili eserlerini Türkçe'ye çevirtmesi ve Tahsin Bey'i araÅŸtırma yapmak üzere Meksika'ya büyükelçi ataması, kayıp kıta Mu'nun Türklerin kökeni açısından da önemli olabileceÄŸi düÅŸüncesinden kaynaklanmıştı. -HAZRETİ MUSA'NIN SANDIÄžI- Ahit Sandığı veya Tabut-u Sakine olarak adlandırılan Hazreti Musa'nın sandığı da en önemli kayıplar arasında. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm BaÅŸkanı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, Hazreti Musa'nın kutsal kitap Tevrat'ı çoÄŸaltarak 12 kabilesine dağıttığının, aslını ise yaptırdığı bir sandıkta korumaya aldığının bilindiÄŸini anlatarak, ÅŸunları söyledi: ''Hazreti Musa'nın çeÅŸitli eÅŸyalarının da bulunduÄŸu söylenen sandık, Kudüs'teki mabette koruma altına alınır. MÖ 586 Babil orduları tarafından istila edilen Kudüs'teki mabet yaÄŸmalanır ve Hazreti Musa'nın sandığı kaybolur.'' Hazreti Musa'nın sandığının yeraltı maÄŸaralarında saklandığı yönünde bazı görüÅŸlerin bulunduÄŸunu anlatan Özkan, sandığın nerede olduÄŸu ya da akıbeti konusunda somut bir bilgi olmadığını ifade ederek, ''Bu sandığın Antakya'da bir maÄŸarada saklandığı da ileri sürülüyor'' diye konuÅŸmus. |










